insan rüyadan bir dünyadır. o zaman insanın kendine döndüğü kapılar nerede gizlidir? nereden bilebilirim senin olduğun kişi mi yoksa aklımdaki kişi mi olduğunu?
insan kendine nasıl dönebilir ki hem? kendi çevresinde mi yürür yoksa aynı çemberin üzerine yürüdüğünü zannedip aslında hiç bir yere varamadığı gibi? nasıl anlayabilirim senin bana söylediğin kişi olmadığını? yazmıyor ki göz pınarlarında, yazmıyor benden kaçırdığın, düşünür gibi yaptığın için yere diktiğin gözlerinin asfaltında.
insan nasıl hatırlayabilir ki kendini portresini bile kaybetmişken gözleri? boşken aynalar? kim bilir hangi en güzel kelimelerin toplamısın. ellerinde tuttuğun bulutlardan yaptığın çiçekler ne güzel kokuyor. zaten bana mı getirmiştin?
insan asıl nasıl unutabilir ki kendini? hatırlamak için önce unutmak gerekir demişler. kimler geldi geçti, olmayan yollardan, izler bırakmadan. gelip geçti yalnızca da senden kalan nasıl kaldı bunca zaman? hiçbir zaman hatırlamak istemediğim için unutmadım, seni, kendimi. - eh aynı şey.
insana yolunu kaybettiren de insandır yolunu bulduran da.
ben ne kaybettim ne buldum bu yolda.