playlist

15 Ocak 2013 Salı

sonrası meçhul



.....sonra ateşler içinde uyandı.neler olduğu hakkında en ufak fikri yoktu.yattığı yerde mi uyanmıştı?uyumadan önce ilaçlarının sırasını mı karıştırmıştı yoksa?ufak bi sıra değişikliği bunlara yol açabilir miydi ki?
eşyalara bir göz attı ama etraf fazlasıyla karanlıktı ve odayı aydınlatabilen yanlızca altı-yedi metre ötedeki sokak lambasıydı. halbuki ışık olmadan uyuyamazdı.onun dünyasında herkes ışıkta uyumalıydı.çünkü o'nun için karanlık, ışığın imkansız olduğu yerlerde olmak zorunda olan bir şeydi.
renkler.
odasının renkleri değişmişti. evet tamam gökkuşağı renginde bir hayatı olmasını dilemişti hep ama  bu renkler kabusun içindeyken hiç sevecen değillerdi.içinde garip bir heyecan vardı korkuyla karışık.alnındaki terleri henüz silmişti ki birden sesler duymaya başladı.çok tanıdık melodilerdi bunlar.bir kaç saniye sonra farkında vardı ki sevdiği bütün şarkılar aynı anda çalmaya başlamıştı.evet tamam sokakta yürürken bile kötü şarkı duymak istemezdi. kafenin birinin önünden geçerken ya da gece yarısı bir markete gittiğinde insanlar hep o'nun sevdiği şarkıları dinlesin isterdi.ama şarkıların bu kadar yüksek sesle ve aynı anda çalışı hiç hoşuna gitmedi.
korku kalmamıştı.
garip bir şekilde,uyumadan önce inanmadığı tanrısından dilediği şeyler sırasıyla gerçekleşiyordu.
ama dilediği biçimde olmayışı canını sıkıyordu.
bu o'na bir mucizemiydi yoksa cezalandırılma şekli miydi anlam veremiyordu.
sırada ne var,acaba ne dilemiştim? diye düşünürken,birden odası kalabalıklaştı.
özlediği bütün insanlar küçücük odasına sığmayı başarmıştı.babası,ilk okul öğretmeni,apartmanın kapıcısının küçük oğlu,anasınıfı piyesinde sevgilisini canlandıran sarışın çocuk vs.
hiç biri yaşlanmamıştı.
hepsi hayalinde kalan son görüntüleriyle o'nu,odasında ziyarete gelmişlerdi ve anlamadığı bir dilde o'na sorular soruyorlardı.soru cümlelerinden kaçmaya çalıştığı bir dönemindeyken,kurulan her cümle o'na acı veriyordu.evet tamam hepsini çok özlemişti,onları görmek çok güzeldi ama bu sorular ve gürültü canını iyice sıkmaya başlamıştı.
hoşuna gideceğini düşündüğü bütün dilekleri o'nu sinirlendirmeye yetmişti.
şu saatten sonra tek istediği gözlerini kapatmak ve açtığında her şeyin normale dönmesiydi.
başka bir şey dilememeye içinden defalarca yemin etmişti.
hiç bir şey.
oluruna bırakmak en iyisiydi.
kafasının bedeninde fazlalık olarak hissettiği o dakikada kendini gerisin geriye attı ve gözlerini sımsıkı kapattı. tek hissettiği yastığındaki terdi.
ve tek dilediği gözlerini açınca her şeyin normale dönmesiydi.

.........


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder